Bu sene 18.si yapılan festivale, 2.sinden beri giderim. Arada sadece bir kez, Bilkent'te yapıldığı sene gitmedim. Ve ilk kez bu sene konsere yarım saatten biraz fazla dayanabildim ve çıktım. İlk çıkan amcanın ben içeri girdiğimde "Ain't no sunshine when she's gone" çaldığını duyunca kulaklarıma inanamadım. Daha sonra gitarından garip sesler çıkarıp sahnede dans bile diyemeyeceğim şekilde sekerek yürürken insanların delice amcayı alkışlaması beni iyice bitirdi, sabrımın sınırlarını lobide bira içerek zorlarken artık kalabalığa da dayanamaz hale gelince çıktım konserden. Artık bir daha gider miyim, bilemiyorum. Gençliğimizde çok eğlendik bu festivallerde ama artık bizden geçmiş sanırım.
28 Kasım 2007
Efes Blues Festivali
Bu sene 18.si yapılan festivale, 2.sinden beri giderim. Arada sadece bir kez, Bilkent'te yapıldığı sene gitmedim. Ve ilk kez bu sene konsere yarım saatten biraz fazla dayanabildim ve çıktım. İlk çıkan amcanın ben içeri girdiğimde "Ain't no sunshine when she's gone" çaldığını duyunca kulaklarıma inanamadım. Daha sonra gitarından garip sesler çıkarıp sahnede dans bile diyemeyeceğim şekilde sekerek yürürken insanların delice amcayı alkışlaması beni iyice bitirdi, sabrımın sınırlarını lobide bira içerek zorlarken artık kalabalığa da dayanamaz hale gelince çıktım konserden. Artık bir daha gider miyim, bilemiyorum. Gençliğimizde çok eğlendik bu festivallerde ama artık bizden geçmiş sanırım.
Yippee-ki-yay Motherf*cker!
Sonunda Die Hard'larin dördünü birden içeren bir dvd box-set çıktı. Oh be! Artık evde rahatça yayılıp istediğim zaman Die Hard keyfi yapabilirim. Şöyle oturup sıradan izleyince farkettim ki, favorim üçüncü filmmiş. Hepsini eşit derecede seviyorum sanıyordum, yanılıyormuşum meğerse. Yürü be McClane, kim tutar seni!
05 Ekim 2007
Dean From Hell

Birkaç ay önce yine müzik damarım kabardı ve bir Cort X5 ile Randall Microcube alıp çalmaya başladım. Çok özlemişim, o yüzden arada çalmayı bıraktığım zamanlara üzüldüm. Ama çok da hamlamamışım, ona da sevindim.
Yukarıdaki gitar ise hayallerimi süsleyen, hatta rüyama giren (cidden) gitar. En sevdiğim gitarist olan Dimebag Darrell'in (R.I.P.) kullandığı Dean From Hell. Bu gitara bayıldım, kudurdum, delirdim. Ancak cennet vatarımda US fiyatının 2 katına satıldığını ithalatçısından öğrenince bu sefer başka türlü delirdim.
Dean From Hell, umarım bir gün bir şekilde kavuşacağım sana.
Bekle beni.
12:01
Nihayet. Bu filmin dvd'sinin çıkmasını o kadar uzun süredir bekliyordum ki. Sonunda çıktı ve anında Amazon'dan sipariş verdim. Ah gelse de izlesem.İlginçtir, bazı filmler çok garip etkiliyor beni. Tekrar tekrar izleyesim geliyor, her seferinde de mutlu oluyorum. 12:01 de onlardan birisi işte.
Hadi Postacı Amca yaaa, hadi yaaa, ufff...
29 Ağustos 2007
19 Ağustos 2007
15 Ağustos 2007
Emin Çölaşan
Her sabah ilk yaptığım işlerden birisi Emin Çölaşan'ı okumaktı. Bugün Hürriyet'ten kovulduğunu öğrendim. Zaten geçen hafta yazması gereken bir gün gazetede yazısı çıkmayıp, ertesi gün kendisi de bir açıklama yapmayınca "garip bir durum" diye düşünmüştüm. Demek ki bu kovulma olayının ayak sesleriymiş.Medyanın seçimden sonra başlayan AKP yalakalığının son noktası bu oldu, daha neler göreceğiz bakalım.
Bu adreste Çölaşan'ın son yazısını okuyabilirsiniz. Yazıdaki dergi kapaklarını dikkatlice incelemenizi tavsiye ederim.
En kısa zamanda yazılarına kavuşmayı diliyorum.
12 Temmuz 2007
Live Blogging
Efenim, "Live Blogging" kavramını ilk duyduğumda "a-ha! bunu ben de yapmalıyım!" demiştim, kısmet bugüneymiş.
"Live Blogging" blog sayfaniza o anda yasadiginiz bir olayi sizi okuyanlara aninda, gercek zamanli olarak aktarmak demekmiş.
Şu anda Kaş'da bir plajda, arkadaşımın dizüstü bilgisayarını kullanıyorum. Üzerimde sadece bir mayo, yanimda buz gibi bir Efes, sıcak ama hafif esintili bir hava, monitorun hemen ustunde sadece gözlerimi oynatarak gorebildigim deniz ve bir dolu arkadasla beraber keyifli bir tatil suruyorum. Tek keyifsiz olan su anda karsimda kendi bilgisayarinda proje cizen Secil, oflayip pufluyor surekli, ehehhe. (bunlari yazdigimi soyledigimde "kafani kirmak istiyorum senin!" dedi, hihihihi)
Bir geek icin cehennem, internet'ten uzak kalmaktir (bu benim lafim, tarihe gecsin lutfen). Haliyle tatilin Alanya ayaginda internet'ten uzak kaldigim icin biraz keyifsizdim ama su anda xbox360fanboy.com adresinde son E3 haberlerini okudum, keyfim yerinde. Tek derdim msn'i actim ama baglanti rezil oldugu icin insanlara attigim mesajlar yerine ulasmiyor.
"Bi dolu arkadas" derken bu sene tatilin Kaş ayagina 16 kişi geldigimizi eklemek istiyorum. Ankara'da surekli gorustugumuz ve kafa dengi bir dolu arkadasla beraberim yani. Kaptan, Toros, Secil, Doktor, Pınar, Baler, Aslı, Bahadır, Sibel, Ali, Özge, Cengo, Tora Bora, Toğkan, Ceyda ve bendeniz. Geçen seneki kadroya gore bayaa bi genislemis durumdayiz anlayacaginiz.
Bu yaziyi bitirdikten sonra birami bitirip, koşarak denize dalicam. "of puf" diye (deniz yatagi olmadigi icin) 5 dk sonra yorulup geri ciktiktan sonra yeni bir bira soyleyip ya kitabima gomulucem ya da okey oynamak icin birilerini ayarticam.
Sonuc olarak, tatil güzel şey be!
"Live Blogging" blog sayfaniza o anda yasadiginiz bir olayi sizi okuyanlara aninda, gercek zamanli olarak aktarmak demekmiş.
Şu anda Kaş'da bir plajda, arkadaşımın dizüstü bilgisayarını kullanıyorum. Üzerimde sadece bir mayo, yanimda buz gibi bir Efes, sıcak ama hafif esintili bir hava, monitorun hemen ustunde sadece gözlerimi oynatarak gorebildigim deniz ve bir dolu arkadasla beraber keyifli bir tatil suruyorum. Tek keyifsiz olan su anda karsimda kendi bilgisayarinda proje cizen Secil, oflayip pufluyor surekli, ehehhe. (bunlari yazdigimi soyledigimde "kafani kirmak istiyorum senin!" dedi, hihihihi)
Bir geek icin cehennem, internet'ten uzak kalmaktir (bu benim lafim, tarihe gecsin lutfen). Haliyle tatilin Alanya ayaginda internet'ten uzak kaldigim icin biraz keyifsizdim ama su anda xbox360fanboy.com adresinde son E3 haberlerini okudum, keyfim yerinde. Tek derdim msn'i actim ama baglanti rezil oldugu icin insanlara attigim mesajlar yerine ulasmiyor.
"Bi dolu arkadas" derken bu sene tatilin Kaş ayagina 16 kişi geldigimizi eklemek istiyorum. Ankara'da surekli gorustugumuz ve kafa dengi bir dolu arkadasla beraberim yani. Kaptan, Toros, Secil, Doktor, Pınar, Baler, Aslı, Bahadır, Sibel, Ali, Özge, Cengo, Tora Bora, Toğkan, Ceyda ve bendeniz. Geçen seneki kadroya gore bayaa bi genislemis durumdayiz anlayacaginiz.
Bu yaziyi bitirdikten sonra birami bitirip, koşarak denize dalicam. "of puf" diye (deniz yatagi olmadigi icin) 5 dk sonra yorulup geri ciktiktan sonra yeni bir bira soyleyip ya kitabima gomulucem ya da okey oynamak icin birilerini ayarticam.
Sonuc olarak, tatil güzel şey be!
26 Haziran 2007
Dut
Dut bence yeryüzündeki en kaprisli, en kendini beğenmiş meyvedir. Kaprisli olma hakkını muhteşem tadından alır zaten. Kendi canı istediği zaman birkaç haftalığına gelir ve sonra çeker gider. O olmadığı zaman canınız çekmiş, özlemişsiniz, hiiiiç umrunda olmaz. Elma gibi şerefsiz ve yalaka bir meyve değildir yani, her zaman bulunmaz.O yüzden şu aralar yediniz yediniz, yoksa seneye kadar beklersiniz.
Doğada doğru çizgi
Efendim, adını hatırlayamadığım bir Profesör, "Doğada kusursuz bir doğru (çizgi) yoktur, doğruyu insan yaratmıştır" buyurmuş. Bir süre önce bir yerlerde okumuştum.Valla övünmek gibi olmasın ama kendimde sevdiğim çok az özellikten birisi (hemen hiçbir özelliğimi sevmem aslında), söylenenleri olduğu gibi hemen kabul etmemektir. Önce bi tartmak, düşünmek, mantık süzgecinden geçirmek, daha sonra gerekirse kabul etmek lazım.
Haliyle böyle iddialı bir laf üzerine bir süre düşündükten sonra doğada tek bir doğru çizgi olmadığına inandım. Çünkü 3 tane kusursuz doğru bulmuştum;
1- Bulutların arasından sızan ışık demeti. Işık düz bir hatta ilerledigi için sınırları kusursuz bir doğrudur.
2- Bir örümceğin bir yerden diğerine çektiği gergin bir tel ağ. Gergin olduğu sürece bir doğrudur.
3- Gece gökyüzünde atmosfere giren bir meteorun arkasında bıraktığı çizgi bir doğrudur.
Aklıma başka gelmedi, siz bulursanız yazın, öğrenelim.
Profesörün adını sanını ya da yazıyı nerde okuduğumu bi hatırlasam e-mail atıcam ama yok maalesef. "Kardeşim kahvede okey oynarken muhabbet etmiyorsun, bi düşün taşın, ondan sonra konuş akademik camiada!" diycem ama Amerikalı Profesör nerden bilsin kahvede okey muhabbetini.
Hayko Cepkin
Geçen hafta hastalanıp birkaç gün evde yattım. İnsan hasta olunca birşey yapası gelmiyor. O yüzden tv açık, ben uzanmış durumda ve karşımda her geçen dakika büyüyen kullanılmış selpak yığınına, bir bahar öğleden sonrası çimenlere uzanıp bulutların şeklini birşeylere benzetmeye çalışan çocuk edası ile bakarken, bir yandan da zapping yapıyordum. Dream TV'de Hayko Cepkin canlı performansına denk geldim. Daha önce bu elemanla herhangi bir alakam olmamıştı, evimin dibindeki Overall'da ve Beytepe'de dersimin olduğu bir akşam konserler vermesine rağmen gidip izlemek aklımın ucundan bile geçmemişti.Fakat o akşam, sonradan 2. albümünde olduğunu öğrendiğim şarkıları söylemeye başlayınca (toplamda 6 parça dinledim) gözlerim ve kulaklarım hemen açıldı. Ve geçenlerde uzun zamandan beri ilk defa bir yerli albüm aldım.
Özellikle müzik gibi bir konuda önyargılı olmamak lazımmış demek ki. Hayko Cepkin'in ilk albümünü bilemem ancak biraz heavy metal altyapınız varsa, ikinci albümüne bir şans verin derim. (Heavy metal mi? Hayko Cepkin mi? Evet, doğru.)
Müzik demişken, bu aralar Underworld, Daft Punk ve Groove Armada geldi/geliyor İstanbul'a ve ben hiçbirine gidemedim. Tüh be.
07 Haziran 2007
İsviçre
4 günlük İsviçre Open dart turnuvası gezisi gayet keyifli geçti, sağ sağlim gittik geldik. Geçen sene katıldığımız Macaristan Open'a göre çok daha sert bir turnuvaydı. TV'de izlediğimiz, Lakeside'da oynayan en az bir düzine adam vardı. Gezinin benim için en güzel taraflarından birisi elbette bol bol Smirnoff Ice içebilmekti (hastasıyım). Sonuç olarak dart güzel, Zurih güzel, Smirnoff Ice güzel, yine gelecek ben.
Oh be!
Fallout 3 teaser
Yaşasın! İlk Fallout 3 teaser çıktı nihayet! Oyun 2009'da gelir diye bekliyordum ama 2008 Sonbahar diyor teaser'ın sonunda.Bunu bile izlediğimde tüylerim diken diken oldu, oyun çıkınca oturur ağlarım herhalde...
Bethesda'nın hastasıyız!
23 Mayıs 2007
Ulus
Dün akşam Ulus'daki patlamayı öğrenip tv'de görüntüleri izleyince herkes gibi benim de moralim fena bozuldu.Şuna kimse dikkat etti mi bilmiyorum, patlama cumhuriyetin kurulduğu ilk meclis binasına yaklaşık 100-150 mt kadar uzaklıkta oldu. Cumhuriyet kurulurken başta Mustafa Kemal olmak üzere o mecliste olanlar acaba sene 2007 olunca ülkenin bu hale gelebileceğini hiç akıllarından geçirmişler midir.
Ne kadar acı bir durumdayız aslında.
01 Mayıs 2007
Oku len!
Medyada bir 367 tartışmasıdır gidiyor, şu aralar sürekli CHP'nin Anayasa Mahkemesi'nde açtığı dava konuşuluyor. Birçok yerde "ne olur?", "nasıl?", "kim haklı?", "hö?" gibi anketler var.Öyle büyük çaplı bir anket yapma imkanım olsa, insanlara direk şunu sorardım; "Bu tartışma ortaya çıktığında, Anayasa'nın ilgili maddesini açıp okudunuz mu?"
Yapılacak iş sadece Google'a Anayasa yazmak, gelen ilk TBMM linkine girip 102. maddenin 3. paragrafını okumak. Kısacık bişey zaten. Toplamda 2-3 dk. alacak bir eylem.
İnsanlar okumadan düşünmeye çalışıyorlar, o yüzden boş konuşuyorlar, ortaya saçma sapan fikirler atıyorlar. Ben de kendilerine acıyarak ve üzülerek bakıyorum.
Bazen insanlara bir Kadir İnanır edasıyla "Oku len!" diye bağırıp bi tokat (şak!) atmak istiyorum.
25 Nisan 2007
Tatil zanlısı
23 Nisan'daki 3 günlük tatilimi sadece aile ziyaretlerine ve kendime ayırdım. Haliyle gayet keyifli geçti. Kendime ayırdım dediğim de işte ders falan çalışmayıp bol bol oyun oynadım. Geometry Wars'da 500.000'i geçmenin, Rainbow Six: Vegas'da Master of Ceremonies achievement'ini açmanın (oh be!), Table Tennis'de medium zorluktaki turnuvayı birincilikle bitirmenin haklı gururunu yaşadım. Dinlendim, kendime geldim.Şimdi yeri gelmişken biraz Rainbow Six: Vegas'dan bahsetmek istiyorum. Multiplayer oyunlardan en son Counter Strike çıktığı zaman keyif almıştım, düşünün kaç sene olmuş. Nihayet bir oyunla o tadı tekrar yakaladım. Hemen her akşam muhabbeti güzel, aklı başında ve yaşıtımız insanlarla toplanıp güzel güzel oyunumuzu oynuyoruz. Bu sayede nasıl rahatlıyorum, stres atıyorum anlatamam. Baktık takım olarak gayet güzel hareket ediyoruz, yabancıları da güzelce pataklıyoruz, dedik gamebattles.com'da bir klan kuralım ve diğer klanlarla ciddi ciddi kapışalım. Bakalım orda neler yapıcaz, tek sorun klan adına bir türlü karar verememiş olmamız (benim isim teklifim: Janissaries). Keyifli oyun sonuç olarak, PC'ye de çıktı geçenlerde. FPS ve CS seviyorsanız bi denemenizi salık veririm. Ancak single player'ına değil, multiplayer'ına kefilim, ona göre. Xbox Live'da kapışmak isteyeni de seve seve tepeleriz ayrıca.
Elime bi geçirsem keyiften dvd'sini ısıracağım diğer oyunlar da şunlar:
Assassin's Creed
Mass Effect
Guitar Hero II
Overlord
Its time to change
It can't stay the same
Revolution is my name
It will never change
So here it stays
Forever is my name
Pantera - Revolution Is My Name
20 Nisan 2007
23 Nisan
23 Nisan’da Kuran okuma yarışması iptal.
Hala yorum yapmıyorum.
Ağır konuşucam çünkü bu kafadaki insanlar hakkında.
Kuran okuma yarışması yapacak başka yer ve gün kalmadı sanki.
Cumhuriyet değerlerine saldırmak için böyle hiçbir fırsatı kaçırmayanlar, kendi değerlerini paylaşmayanların boğazını kesiyor, inanabiliyor musunuz?
Ben inanamıyorum hala olan bitenlere...
19 Nisan 2007
Yorumsuz 2 haber
23 Nisan
"Yıllarca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, dünya çocuklarının şenliklerine sahne olan Atatürk Spor Salonu’nda, bu yıl 23 Nisan’da Kuran okuma yarışması yapılacak."
Tandoğan mitinginde TV raporu
Canlı yayınlayanlar
Kanaltürk 12 saat 35 dakika 36 saniye
Sky Türk 7 saat 27 dakika 6 saniye
Habertürk 1 saat 7 dakika 56 saniye
CNN TÜRK 1 saat 2 dakika 13 saniye
NTV 41 dakika 36 saniyeTRT 2 20 dakika 37 saniye
Ana haberde verenler
Kanal D 16 dakika 40 saniye
Star 9 dakika 44 saniyeATV 8 dakika 52 saniye
Show TV 4 dakika 27 saniye
TRT1 2 dakika 18 saniye
(Bir not düşeyim, dünkü AKP MKYK toplantısında Kanaltürk muhabirleri içeri alınmamış. Fesat düşünmeyin canım, sadece tesadüf olsa gerek.)
"Yıllarca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, dünya çocuklarının şenliklerine sahne olan Atatürk Spor Salonu’nda, bu yıl 23 Nisan’da Kuran okuma yarışması yapılacak."
Tandoğan mitinginde TV raporu
Canlı yayınlayanlar
Kanaltürk 12 saat 35 dakika 36 saniye
Sky Türk 7 saat 27 dakika 6 saniye
Habertürk 1 saat 7 dakika 56 saniye
CNN TÜRK 1 saat 2 dakika 13 saniye
NTV 41 dakika 36 saniyeTRT 2 20 dakika 37 saniye
Ana haberde verenler
Kanal D 16 dakika 40 saniye
Star 9 dakika 44 saniyeATV 8 dakika 52 saniye
Show TV 4 dakika 27 saniye
TRT1 2 dakika 18 saniye
(Bir not düşeyim, dünkü AKP MKYK toplantısında Kanaltürk muhabirleri içeri alınmamış. Fesat düşünmeyin canım, sadece tesadüf olsa gerek.)
30 Mart 2007
25.6 Tb/s!

Bugün veri aktarımı ile ilgili yeni bir rekor haberi okudum. Türkiye'nin internet çıkışının 128 Kb/s oldugu günleri çok iyi hatırladığımdan bu rekora izninizle "oha ohaaa!" demek istiyorum. Önceki rekor olan 14 Tb/s, Alcatel-Lucent'in Amerika ve Fransa'daki araştırmacılarının ortak yürüttükleri bir proje ile tarihe gömüldü. Yeni rekor tek bir fiberoptik kablo üzerinden 25.6 Tb/s transfer hızı! Yani saniyede 25.6 Terabit. Bu size hala çok anlamlı gelmediyse şu şekilde izah edeyim, bu hızla 1 saniye içinde bir bilgisayardan diğerine 600 adet DVD içeriğini aktarabilirsiniz. Elbette bilgisayarınızdaki donanımların bu hıza yetişebildiğini düşünürsek.
Bir diğer haber ise bugün gordüğüm ve Nisan ayında piyasaya çıkacak bir elektronik musiki cihazı. Aslında yaptığı iş çok basit ama zekice. Analog radyo sinyalini alıp dijital olarak işleyip size şarkılarınızda ve mix'lerinizde kullanabileceğiniz efektler hazırlıyor. Fiyatı profesyonel olamayan birisi için biraz yüksek ama şu aleti alıp oynamayı çok isterdim.
Son olarak süper bir ürün daha; buzdan shot bardağı. Bir fikir ne kadar basitse o kadar çarpıcı oluyor genelde. Haliyle bu fikrin de hastası oldum ve elbette neden benim aklıma daha önce gelmedi diye kıskandım.
Gadget haberleri ile ilgili siteleri ve blog'ları gezdikçe hergün böyle n tane şey görüyor insan. Hepsinin ayrı ayrı hastasıyız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

