Oradan buradan okuduğum ilginç haberleri paylaştığım siteyi gurur, huzur, utanç, mide kazıntısı, ense ürpermesi ve daha bilumum garip duygular eşliğinde duyuruyorum.
10 Ekim 2008
Haber havadis
Oradan buradan okuduğum ilginç haberleri paylaştığım siteyi gurur, huzur, utanç, mide kazıntısı, ense ürpermesi ve daha bilumum garip duygular eşliğinde duyuruyorum.
22 Eylül 2008
Peter Molyneux
Bu adamdan nefret ediyorum. Bir şekilde sinir oluyorum işte, tipine, konuşmasına, tavırlarına falan. Nihayet elime nefretimi körükleyecek somut birşey geçti, hemen yazayım dedim.Şimdi bu kıl herif Fable 2 projesinin başında ya hani, Fable 2 çıkmadan önce XBLA'e bir oyun çıkardılar "Fable 2 Pub Games" diye. Amaç; Fable hastası oyuncular bu arcade oyununu oynasın, biz para kazanalım güzelce. İnsanlar da o oyunda kazandıkları sanal paracıkları Fable 2'de harcasınlar. Al gülüm, ver gülüm yani. İyi, amenna.
Ama gel gör ki, bu oyunda bir exploit bulundu, hile yapıp paracıkları kolayca kazanmanın bir yolu. Bu ortaya çıkınca bu kıl Peter çıkıp o iğrenç gülümsemesi ile "Canım biz onu bilerek yaptık, ahahha. Hile yapanları Fable 2'de bir süpriz bekliyor" dedi. "Hmmm" dedim temkinli ve netekim haklı çıktım. Dün exploit'i ortadan kaldıran bir patch çıkmış. Ulan hani bilerek yapmıştınız, madem öyle şimdi neden patch çıkarıcaz diye kastınız?! Ha? Haaaa!??
Yalancı Peter.
Pis herif!
16 Eylül 2008
Manifesto
Alanya Manifestosu22 Ağustos 2008
Yazanlar: Cem Bey & Muzo Bey
Teşekkür: Erdem Bey
Hatun kişi mutlaka;
1) Eli yüzü düzgün olacak.
2) Eğitimli olacak.
3) Zeki olacak.
4) Ruhi dengesi yerinde olacak.
5) Sosyo ekonomik açıdan eşit olacak.
6) Her ortamda nasıl oturup kalkacağını bilecek ve uyum sağlayacak.
7) Dişilik ve annelik duygularını bünyesinde barındıracak.
Tercihen
1) Ecnebi diyarlarında bulunmuş olacak.
2) Çok iyi seviyede İngilizce bilecek.
3) Gerektiğinde kendi ayakları üzerinde durabilecek.
İşbu manifesto, ten uyumu yoksa geçersizdir.
Not: Arkadaş seçerken dikkat edilmesi gereken dürüstlük, samimiyet, yalancılık, içten pazarlılık, karaktersizlik vb. gibi durumlar manifestoya dahil edilmeye gerek görülmemiştir.
24 Temmuz 2008
Motosiklet 101
Aslında uzun zamandır motosiklet üzerine yazmak istiyordum. Ancak o kadar geniş bir konu ki, hangi ucundan tutup başlayacağıma bir türlü karar verememiştim. Sonunda ilk olarak beni en çok rahatsız eden konuyu yazmaya karar verdim.Türkiye İstatistik Kurumu’nun Mayıs 2008 verilerine göre, ülkemizde motosiklet/araba oranı en düşük şehir ne yazık ki Ankara. Şehrimde 838 450 arabaya karşın 29 734 adet motosiklet var (oran %3.5). Hal böyle olunca, ülkemizde zaten neredeyse yok denebilecek motosiklet kültürü, Ankara’da çok çok az. Hele araba kullanıcıları bu konuda üzülerek söylüyorum ki çok bilgisiz. Buna maalesef benim çevremdeki insanlar ve arkadaşlarım da dahil.
Rahatsız olduğum konu da bu kültür ile ilgili. İnsanlar pizzacıları, kuryeleri kasksız, korumasız görünce bunu normal karşılıyor. Haliyle eğer altınızda min. 1000 cc bir motosiklet yoksa neden full koruma giyindiğinizi anlamayıp, üzerine bunu komik bulup gülüyorlar.
Öncelikle kasksız motosiklet kullanan birinin koruyacak bir beyni olmadığında hemfikiriz sanıyorum. Bunun dışındaki korumalar için lütfen yukarıdaki fotoğrafa tıklayıp büyük halini bir inceleyiniz.
Benim motosikletim 150 cc bir scooter. Bu aletin üzerinde yukarıdaki gibi giyinmiş birisi bazı insanlara komik gelebilir. İnsanlar motosikletimin bu kadar korunmaya ihtiyaç duyulacak bir alet olmadığını düşünüyorlar ki hatalı oldukları nokta tam olarak bu. Bunu bana söyleyen bir arkadaşıma şunu dedim:
“Altımdakinin bir scooter olduğunu sen biliyorsun, ben de biliyorum. Peki asfalt bunu biliyor mu? Ben düştüğüm zaman ‘Muzo bu aletten düştü, ben biraz yumuşak olayım’ diyecek mi?”
125-150 cc’lik bir motosiklet, 100 km hızı rahatça görür. Çoğu yolda da trafiğin hızına ayak uydurmazsanız hem kendiniz hem de çevreniz için tehlike yaratırsınız. Bunu 16 yıllık trafik tecrübeme dayanarak söylüyorum. Haliyle motosikletiniz ne olursa olsun, trafiğe uygun hızda kullanmak zorundasınız. Yavaş gitseniz de farketmez, istatistikler ölümcül motosiklet kazalarının çoğunluğunun 50 km. hızın altında olduğunu söylüyor.
Sonuç olarak, bu yaz sıcaklarında keyfimden, kan ter içinde kalmak için giymiyorum o kadar kıyafeti. Ayrıca kimseye hava atma gibi bir derdim de yok, zira motosikletim hava atılacak bir motosiklet değil. Motosikletten indiğimde insanların bana uzaydan gelmişim gibi bakmasından ve dikkat çekmekten de hoşlanmıyorum.
Bir kaza yaparsam, kendimdeki hasarı minimuma indirmek için bu kadar giyiniyorum.
21 Temmuz 2008
Karpuz
Bu sene doğru düzgün karpuz yiyen var mı? Benim aldıklarım hep rezil çıktı. Sonradan öğrendim ki uyanık çiftçimiz, daha çabuk ürün elde etmek için bu sene kabaklara karpuz aşılamış. Bu yüzden tadı tuzu yokmuş karpuzun.Tamam, olabilir, yapmışlar bir dangalaklık. Ama işin komik tarafı sonrasında olanlar. Herkes durumun farkına varıp, karpuzlar tezgahlarda çürümeye başlayınca medya devreye girdi. Birkaç haftadır "Karpuzda Viagra etkisi!" başlıklı haberleri okurken gülsem mi, ağlasam mı bilemedim.
Ama (sözde) etken madde kabuktaymış! Karpuzun kabuğunu da hangi hayvan severdi, onu hatırlamayadım şimdi...
The World's Fastest Indian
Burt Munro'nun hayatını anlatan enfes bir film. Hele ki motosiklet kullanıcısı iseniz kaçırmayın. Motosiklet felsefesi ile ilgili çok şey var filmde.Filmde en çok hoşuma giden diyalog şu oldu:
Burt: Sana şunu söyleyeyim evlat. Eğer hayallerini takip etmezsen, sebzeden bir farkın kalmaz.
Tommy: Nasıl bir sebze?
Burt: Mesela... Lahana.
Sizin var mı peşinde koştuğunuz hayalleriniz? Eğer yoksa, hangi sebzesiniz?
Herostratus
17 Temmuz 2008
Bu akşam ne yapsak?
Öncelikle Google'de "Hidden object games" yazılır. n tane oyun bulunur ve indirilir. Sonra arkadaşlarla toplanılır ve laptop tv'ye bağlanır. Televizyonun kocaman bir lcd ya da plazma olması veya daha iyisi bir projeksiyon cihazı oyunun selameti ve kalabalık grubun rahatı açısından önemlidir. Olmadı küçük bir grupla herhangi bir bilgisayarda da oynanabilir.En yetenekli oyuncu mouse'a geçer. Bu nedense her zaman bir kadındır, erkekler bu konuda o kadar becerikli değildir. Diğerleri tercihen ellerine birer laser pointer alır ya da barnak (parmak da denir) yardımı ile bulduklarını mouse komutasını elinde bulunduran kişiye gösterir. Sonra karma karışık ekranda listedeki alet edevat aranır. "lan makas nerde?", "abi zaman geçiyo yaaa", "wrench ne demekti abi?", "hint alalım hint", "aha da kelebek orda, aha işte işte!", "yuh nasıl gördün!", "yürü be, bitti bu level!" nidaları eşliğinde saatlerce oyun oynanır. Gözler kan çanağına döner, zor cisimleri bulan arkadaşlar diğerlerinin saygısını ve takdirini kazanır. Çok pis yerleştirişmiş cisimlere grupta bayan yoksa aleni, varsa da içinden küfrederek stres atılır. Zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz, bi bakmışsınız gecenin bi vakti olmuş. Herkes beraber eğlenmenin verdiği mutlulukla evlere dağılır.
Eğlencelidir yani, bi deneyin.
12 Temmuz 2008
07 Temmuz 2008
Kozmik bakış açısı
İnsanlar "ah şu derdim var, aman buna kafam bozuk" falan derler ya sürekli. Ulan galaksiler çarpışıyor be! Neler oluyor orada biliyor musun?! Seninki de dert mi? Sen zannediyor musun senin evrende en ufak bir değerin var! Hiçiz olm biz! Bırak allasen, derdi varmış.Ne zaman kafan bozulursa, o gece kafanı kaldırıp gökyüzüne bak ve ne kadar değersiz olduğunu farket. O zaman o kafayı taktığın derdin tasanın hiçbir önemi olmadığını göreceksin.
30 Haziran 2008
25 Haziran 2008
Adidas
Fidel'cim,Nasılsın, iyi misin? Ne zamandır ortada görünmüyorsun diye meraklanıyordu insanlar, ama seni iyi gördük maşallah. Yaşlılık normal, insan yıpranıyor tabi yıllar geçtikçe. Sen bol yoğurt ye, iyi gelir bünyeye.
Yalnız Fidel'im, o Adidas ne üzerindeki? Oldu mu şimdi? Yakıştı mı sana? Hmm?
Olmadı be Fidel'im, olmadı...
Buzzz gibi!
17 Mart 2008
16 Mart 2008
Gençliğe Hitabe
Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
20 Ekim 1927
13 Mart 2008
MSc
19 Ocak 2008
My name is Bruce
En sevdiğim aktör olan Bruce Campbell'in yeni filmi. Çok uzun zamandır bir film için bu kadar heyecanlanmamıştım. Heyecanla bekliyorum, lütfen gelsin artık, dayanamıyorum! Eğer daha önce Bruce Campbell'ın herhangi bir filmini izlemediyseniz, çok ayıp çok. Hele Evil Dead 2'yi izlemediyseniz, daha ciddi bir ayıp. Bir insan nasıl Evil Dead 2'yi izlemez ya! Yazık valla...
Hava temizleyici
Bu tür aletlerin para tuzağı olduğunu düşünürdüm her zaman. Fakat evdeki sigara dumanı ve kokusu artık rahatsız edici boyutlara ulaştığından (final döneminde biraz abarttım sanırım) bir arkadaşın tavsiyesiyle Tchibo'dan bu aleti aldım. Kendisi şu anda evin en saygı duyulan ve sevilen cihazlarından birisi. Salonda ne duman ne de koku kaldı, hava sürekli mis gibi. Keşke daha önce bulup alsaymışım bu cihazı. Eğer sizin de evinizde benzeri sorunlar varsa iyonize hava temizleyicilere bir şans verin derim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






