Şu aralar 3 reklamdaki detaya bayılıyorum. Zaten pek zapping (yok mu bunun Türkçe'si?) alışkanlığım yoktur, o yüzden reklamları izlerim. Ama bugünlerde aşağıda yazacağım reklamları özellikle bekliyorum:
3 numara: Harby adındaki çikolata reklamı. Hani öğrenci tahtada sözlü olmaktadır ve hocası "evladım neden çalışmadın?" diye sorar ya. Eski bir reklam gerçi ve şu aralar kısaltılmış halini veriyorlar (uzun hali elbette daha güzel). İşte bu reklamda çocuk soruya konsantre olmuşken hocası seslenince verdiği tepkiye ve o sıradaki bakışlarına bayılıyorum.
2 numara: Kekstra reklamı. Hani Gürbüz denen kabadayı çocuk okul birincisi kızın kekstra'sını almaya kalkar da kız bunu kandırır ya, tam ondan sonra Gürbüz boynu eğik uzaklaşırken diğer öğrenciler çok garip bir şekilde sınıfın içinde elele tutuşup halayımsı garip bir dans yapıyorlar. İnanılmaz, daha önce dikkat etmediyseniz mutlaka izleyin. Her seferinde ağzım açık kalıyor.
1 numara: Evet geldik listemizin 1 numarasına. Genç Turkcell reklamındaki hatun. Hani çocuk "I Love You" diye tshirt giyiyormuş ya sürekli, hah o işte. O reklamda, kızın kapıyı ikinci açışında (üzerinde kırmızı bir elbise varken) çocuğu süzerkenki mimikleri ve bakışları tek kelime ile muhteşem! Her izlediğimde suratıma istemsiz bir sırıtma yayılıyor nedense. Bilemiyorum. Hoşuma geliyor işte. Hastasıyım!
Reklam faslını geçtikten sonra bir filmden bahsetmek istiyorum: 300. Dünya alemin hastası olduğu youtube.com adresinde 300 diye aratıp fragmanını izleyebilirsiniz. Yüzüklerin Efendisi üçlemesi bittiğinden beri bir filmi heyecanla beklemiyordum. Şimdi "gel Mart 2007 geeeel" diyorum. Bu arada filmin müzikleri ayrı bi güzel, film müzikleri albümü daha önce çıkar, hemen edinmek lazım.
Geçen sene Arjantin Cad., Kuveyt Cad. ve ODTÜ'de 3 kere köpek sürülerinin saldırısına uğradığım için bu sene kış gelmeden bir köpek kovucu alayım dedim. Geçen hafta İnternet'ten aldım ve sipariş işlemi bittikten dakikalar sonra msn'de bir arkadaşımın önceki akşam Karyağdı Sok.'da saldırıya uğrayıp kuduz aşısı olmaya başladığını öğrendim. Ben de artık aleti sürekli çantamda taşımaya başladım. Cuma akşam Meneviş'in üst tarafında eve doğru yürürken karşıma bir sürü çıktı. Cihazı çantamdan çıkarıp sakin sakin giderken bir yandan da "umarım işe yarıyordur" diye düşünüyordum. İyice yaklaşıp bunları etrafımda bana pis pis bakarken görünce üzerlerine doğrultup yarım saniye kadar düğmesine bastım. Krynn'de bir tarlada çalışan köylüler karşılarında bir kırmızı ejderha gördüklerinde nasıl birbirlerini ezerek kaçışırlarsa aynı o şekilde kaçtılar. Ben de zafer kazanan bir şövalye edasıyla atımın üzerinde göğsümü gererek ve halkımı selamlayarak şatoma doğru yoluma devam ettim...
Son olarak bir haber, daha ikinci günün gecesi Konur Sok.'da bira içen bir çift ramazanın ilk dayağını yemiş. "Hoşgeldin Mübarek Ramazan!" diyoruz.
Bundan 23 yıl önce bugün, 26 Eylül 1983 tarihinde bir SSCB generali sayesinde küresel bir nükleer savaşın eşiğinden döndüğümüzü biliyor muydunuz?
26 Eylül 2006
19 Eylül 2006
güzel bir musiki haberi

Sevdiğimiz, takdir ettiğimiz, özellikle hemen hemen her FRP severin hayran olduğu Alman grubu Blind Guardian, yıllar süren suskunluğun ardından yeni bir albüm ile nihayet karşımızda. Hobaaaaa! Sabah sabah bu güzel haberi bana vererek günümü şenlendiren canım kardeşime, Blind Guardian'a, kapağı çizen müthiş şahsiyete, kapıcımız Aziz Abi'ye, Gençlerbirliği Yönetim Kurulu'na ve Arnavut Ciğercisi Naci'ye huzurlarınızda teşekkürü bir borç bilirim.
18 Eylül 2006
Şerefsiz Saylonlar!
Bu sezon cnbce'de yeni başlayan dizilere şöyle bir bakayım dedim. Ghost Whisperer vasat geldi, vakit kaybı, izlemeye değmez. Family Guy, eh işte. Ardı ardına bir dolu absürd espri, bir yerden sonra bayabilir. Yine de boş vakit varsa izlenebilir.
Ancaaaak, bu sezon bir dizi başladı ki, yorum olarak sadece "vay ki vay, hey ki heeey" diyebiliyoruz: Battlestar Galactica. Dün ilk bölümü vardı ve 2 saat sürdü, televizyonun başına çakıldım kaldım resmen. İlk iki bölüm böyle uzun ve kaliteli olacak, umarım normal dizi halinde de aynı kalitede devam eder. Düzgün bilimkurgu dizisine hasret kaldığımızdan mıdır, yoksa hakikaten süper mi yapmışlar bilmiyorum ama çok keyif aldım. şiddetle tavsiye ediyorum. Yalnız o Starbuck denen hatun karaktere sinir oldum, allah kocasına sabır versin. Gerçi kim evlenir onunla, evde kalmış zaten. Kızını dövmeyen dizini döver diye boşuna dememişler...
Demek ki neymiş, bu sezon Lost ile beraber Battlestar Galactica da izliyormuşuz. Arada da vakit olursa X-Files ama o yeni karaktere alışamadığımdan diziden soğudum sanki bir miktar.
Benim evin oraların trafiği artık hepten arap saçına döndü. Şili Meydanı, Amerikan Büyükelçiliği'nin orası, Kuğulunun yan tarafı, Cinnah falan bi dolu yer kapalı. Güvenlik'in tamamı tek yön ve Yeşilyurt'un bir kısmı ters tarafa tek yön oldu. Artık ben bile nerden girip nerden çıkılır şaşırıyorum, o tarafa ilk kez yolu düşen olursa allah sabır versin. Bi girdi mi çıkamaz valla. Taksiye binmek de çözüm değil, dağları taşları dolanıyor iki adımlık yere gidebilmek için. O yüzden artık bol bol yürüyorum heryere. Emin Çölaşan bu Pazar çok güzel yazmış Ankara'da olan biteni, okuyun derim.
Son zamanlarda birkaç PSP oyununu deneme fırsatım oldu. LocoRoco gerçekten çok ilginç ve eğlenceli bir oyunmuş. Tek kötü tarafı fazla basit olması, kolayca bitirilebiliyor. Everybody's Golf de güzel bir oyun, nicedir ilk defa aletin şarjını bitirecek kadar oynadım bir oyunu. Nascar 07 hayal kırıklığı oldu maalesef. Sonbaharda bir dolu oyun çıkacak, derslerden vakit kaldıkça oynarım artık.
Ama bu Saylonlar cidden şerefsiz ya. Alıcan çekici, girişicen alayına. Bak yine sinirlendim şimdi...
Ancaaaak, bu sezon bir dizi başladı ki, yorum olarak sadece "vay ki vay, hey ki heeey" diyebiliyoruz: Battlestar Galactica. Dün ilk bölümü vardı ve 2 saat sürdü, televizyonun başına çakıldım kaldım resmen. İlk iki bölüm böyle uzun ve kaliteli olacak, umarım normal dizi halinde de aynı kalitede devam eder. Düzgün bilimkurgu dizisine hasret kaldığımızdan mıdır, yoksa hakikaten süper mi yapmışlar bilmiyorum ama çok keyif aldım. şiddetle tavsiye ediyorum. Yalnız o Starbuck denen hatun karaktere sinir oldum, allah kocasına sabır versin. Gerçi kim evlenir onunla, evde kalmış zaten. Kızını dövmeyen dizini döver diye boşuna dememişler...
Demek ki neymiş, bu sezon Lost ile beraber Battlestar Galactica da izliyormuşuz. Arada da vakit olursa X-Files ama o yeni karaktere alışamadığımdan diziden soğudum sanki bir miktar.
Benim evin oraların trafiği artık hepten arap saçına döndü. Şili Meydanı, Amerikan Büyükelçiliği'nin orası, Kuğulunun yan tarafı, Cinnah falan bi dolu yer kapalı. Güvenlik'in tamamı tek yön ve Yeşilyurt'un bir kısmı ters tarafa tek yön oldu. Artık ben bile nerden girip nerden çıkılır şaşırıyorum, o tarafa ilk kez yolu düşen olursa allah sabır versin. Bi girdi mi çıkamaz valla. Taksiye binmek de çözüm değil, dağları taşları dolanıyor iki adımlık yere gidebilmek için. O yüzden artık bol bol yürüyorum heryere. Emin Çölaşan bu Pazar çok güzel yazmış Ankara'da olan biteni, okuyun derim.
Son zamanlarda birkaç PSP oyununu deneme fırsatım oldu. LocoRoco gerçekten çok ilginç ve eğlenceli bir oyunmuş. Tek kötü tarafı fazla basit olması, kolayca bitirilebiliyor. Everybody's Golf de güzel bir oyun, nicedir ilk defa aletin şarjını bitirecek kadar oynadım bir oyunu. Nascar 07 hayal kırıklığı oldu maalesef. Sonbaharda bir dolu oyun çıkacak, derslerden vakit kaldıkça oynarım artık.
Ama bu Saylonlar cidden şerefsiz ya. Alıcan çekici, girişicen alayına. Bak yine sinirlendim şimdi...
13 Eylül 2006
Bugün Muzo için ne yaptın?
Pek yazamıyorum şu aralar. Bunun sebebi eski bir sevgiliye tekrar ama bu sefer sırılsıklam aşık olmam. Evet, PSP (firmware 1.50) ile tekrar beraberiz ve bundan sonra da ayrılmaya niyetimiz yok. Muhteşem bir birliktelik yaşıyoruz, günün her saati sarmaş dolaş geziyoruz. O yüzden başka şeylere pek vakit ayırmak istemiyorum, en azından şu aralar. Aşkımız ile ilgili gelişmeler için bu web sitesini takip edebilirsiniz.Geçen hafta pek eğlenceli ve şaşırtıcı geçti. Özellikle haftanın 3 dumurunu kayıt altına almak istiyorum:
3 numara: Ben apartmandan çıkarken "Bir arkadaşıma çok benziyorsunuz" diye gelen adam.
2 numara: Güzel bir arabanın içindeki güzel bir hatunun bangır bangır elektro sazlı Ankara havaları dinlemesi. (Polatlı diyarları)
1 numara: Otobüsteki palyaço. (Bu hakikaten süperdi işte)
Ayrıca geçen haftanın şarkısını da yazalım:
Turkcell-im geldi, sıkıntı bitti (anonim)
Haftanın Sorusu:
PSP aşağıdaki emulasyonlardan hangilerini çalıştırabilmektedir?
Amiga 500, Amstrad CPC, Apple II, Atari, BBC Micro computer, Capcom Play System 1, Capcom Play System 2, Chip 8, ColecoVision, Commodore 64, Gameboy & Gameboy Color, Gameboy Advance, HitBit, HP48, Intellivision, Macintosh, MAME, MGT Sam Coupé, MSX, Neo Geo, Nintendo 64, Nintendo NES, Odyssey, PC-9801, PlayStation, ScummVM, Sega Gamegear & Master System, Sega Genesis Megadrive, Super Nintendo SNES, TI-92, Turbo Grafx 16 & PC Engine, Vectrex, Wonderswan, X86, ZX Spectrum
Cevap: Hepsi.
Haftanın oyunu: LocoRoco
Haftanın dizisi: Family Guy
Haftanın Muzosu: Ben
05 Eylül 2006
ordaydık ve şimdi burdayız
3 haftalık tatil bitti ve geri geldim. Tatillerin her zaman bir iyi bir kötü ortak noktası olur. İyi taraf, tatiller her zaman güzel geçer. Kötü taraf, tatiller eninde sonunda biter.
Şimdi bir başka güzel haberle devam edelim. Hani eski blog sitemde çocukluğumuzun çizgi filmlerinin anlatıldığı bir web sitesinden bahsetmiştim de hepimiz hastası olmuştuk ya. Hah, evet. Şimdi de yaşıtlarımızla sohbetlerde "olm hani bi dizi vardı..." diye başlayıp uzadıkça uzayan eski tv dizileri konusu ile ilgili bir sayfa yapmışlar. Mutlaka görmeniz lazım, şahsen gayet başarılı buldum.
PSP için 2.71->1.50 downgrader nihayet çıktı. Hadi gözümüz aydın. Cumartesi günü bir miktar stresli de olsa işlemi başarı ile gerçekleştirip homebrew ortamlarına geri döndüm. PSP ile ilgili birkaç güzel haber daha var; gps ve kamera yakında çıkıyor, bu kesinleşti. Ağustos ile yılbaşı arasında yaklaşık 200 yeni oyun çıkıyor. Ayrıca Ekim ayında çıkması beklenen yeni firmware ile PS1 emulatörü de geliyor. Artık bütün PS1 oyunlarını PSP'de oynayabileceğiz. Yılbaşından önce de aletin US satış fiyatının $150 civarına inmesi bekleniyormuş. Seviyorum ben bu aleti yaaa...
Şimdi bir başka güzel haberle devam edelim. Hani eski blog sitemde çocukluğumuzun çizgi filmlerinin anlatıldığı bir web sitesinden bahsetmiştim de hepimiz hastası olmuştuk ya. Hah, evet. Şimdi de yaşıtlarımızla sohbetlerde "olm hani bi dizi vardı..." diye başlayıp uzadıkça uzayan eski tv dizileri konusu ile ilgili bir sayfa yapmışlar. Mutlaka görmeniz lazım, şahsen gayet başarılı buldum.
PSP için 2.71->1.50 downgrader nihayet çıktı. Hadi gözümüz aydın. Cumartesi günü bir miktar stresli de olsa işlemi başarı ile gerçekleştirip homebrew ortamlarına geri döndüm. PSP ile ilgili birkaç güzel haber daha var; gps ve kamera yakında çıkıyor, bu kesinleşti. Ağustos ile yılbaşı arasında yaklaşık 200 yeni oyun çıkıyor. Ayrıca Ekim ayında çıkması beklenen yeni firmware ile PS1 emulatörü de geliyor. Artık bütün PS1 oyunlarını PSP'de oynayabileceğiz. Yılbaşından önce de aletin US satış fiyatının $150 civarına inmesi bekleniyormuş. Seviyorum ben bu aleti yaaa...
23 Ağustos 2006
simitçi
Her zaman simitçilere özenen bir insan oldum. Fırından bi çıkıyosun, bağıra çağıra istediğin gibi sokaklarda geziyosun. Süper! Sabahtan akşama kadar bağırarak dolaşan bir insanda stres kalır mı hiç? Şahsen kendimde böyle bir hak göremiyorum; ben bağıra bağıra dolaşsam kesin polis çağırırlar.
Mesela şimdi çıkıp "bugünkü blog yazım istediğim gibi olmadııeeeaaaağğğğ!" diye avaz avaz bağırmayı isterdim...
Mesela şimdi çıkıp "bugünkü blog yazım istediğim gibi olmadııeeeaaaağğğğ!" diye avaz avaz bağırmayı isterdim...
17 Ağustos 2006
şehrimize sahip çıkalım

Ankara'yı bir yap-boz'a çeviren biricik belediye başkanımız, yıllardır içinde kaldığı üzere Kuğulu Park'ı ne yaptıysa bir türlü ortadan kaldıramadı. Şimdi ucundan azıcık kırpmak suretiyle o bölgeye bir alt geçit yapmaya çalışıyor. Ankaralılar olarak buna izin vermemek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Dün akşam Kuğulu Park'daydık, bu akşam da gideceğiz. Gerekirse yarın da, öteki gün de. Vatandaşlarla beraber Çankaya Belediyesi'nin iş makinaları ve kamyonları da kesilecek ağaçların olduğu yerde kesimi engellemek için nöbet tutuyor. Herkesi bekleriz. Bu arada konu ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı çıktığını da ekleyeyim.
Eski şehrimi ve logosunu çok özledim. Ankara bir daha kolay kolay eski haline dönmez herhalde artık. Çok yazık oldu bu şehre.
Bu arada altı üstü altı avro yüzünden tatilimin ilk 3 gününü 36 derece sıcak altında sağa sola koşturmakla geçirmemi sağlayan gümrük mevzuatına huzurlarınızda en içten saygılarımı sunmak istiyorum.
11 Ağustos 2006
sıkı tutunun
g force'u herkes biliyordur diye farzederek sözlerime başlarken bir yandan da tatilime saatlar kalmasının mutluluğunu yaşıyorum. Birkaç hafta önce Haliç'deki Red Bull Air Race'de 8-9 g yiyen pilotların ağzının burnunun ne şekle girdiğini izlemiştik. Çok eski bir belgeselde, savaş pilotlarının 9 g'ye dayanacak şekilde eğitildiklerini ve bunun için de su dolu bazı özel kıyafetler kullandıklarını izlemiştim.
Bugün wikipedia'da -ki artık o siteyi bir insanlık hazinesi olarak görüyorum- birşeyler araştırırken yine dolu şey okudum. Bunları yazma sebebim de yine orda okuduğum, şimdiye kadar bir insanın maruz kaldığı ve ölmediği en yüksek g'nin kaç olduğunu öğrenince yaşadığım şaşkınlık.
1977 yılında, David Purley isimli bir F1 pilotu İngiltere GP'sinin hazırlık turlarında gazı sıkışıp tam gaz duvara çarptığında bu rekoru kırmış. Saatte 173 km'den 0'a inmesi 66 cm'lik bir mesafede gerçekleşince tam olarak 179.8 g'ye maruz kalmış ve ölmemiş. (evet, yazım hatası yok. yüz yetmiş dokuz nokta sekiz g)
wikipedia'yı çok seviyorum...
Bugün wikipedia'da -ki artık o siteyi bir insanlık hazinesi olarak görüyorum- birşeyler araştırırken yine dolu şey okudum. Bunları yazma sebebim de yine orda okuduğum, şimdiye kadar bir insanın maruz kaldığı ve ölmediği en yüksek g'nin kaç olduğunu öğrenince yaşadığım şaşkınlık.
1977 yılında, David Purley isimli bir F1 pilotu İngiltere GP'sinin hazırlık turlarında gazı sıkışıp tam gaz duvara çarptığında bu rekoru kırmış. Saatte 173 km'den 0'a inmesi 66 cm'lik bir mesafede gerçekleşince tam olarak 179.8 g'ye maruz kalmış ve ölmemiş. (evet, yazım hatası yok. yüz yetmiş dokuz nokta sekiz g)
wikipedia'yı çok seviyorum...
09 Ağustos 2006
süper kahraman
Hep bir süper kahraman olmayı istemiştim. Etrafta radyoaktif örümcekler pek kolay bulunmadığından ve benim tek doğal süper yeteneğim aşırı terlemem olduğundan ki bunun kötülerle mücadelede pek bir işe yaramayacağını anlamam çok uzun sürmedi, hayatıma normal bir insan olarak devam etmem gerekti. Ta ki bugüne kadar! Evet, ümitler bir web sayfası ile tekrar yeşermeye başladı. Kötülerle mücadele için sadece $200.000 bulmam yeterli. Sonrasında elbette bir kostüm tasarlamak ve dikmek falan gerekecek ama olsun, onlar işin zevkli kısmı. Savulun kötüler, banka kredisi ile süper kahraman olup geliyorum!
08 Ağustos 2006
04 Ağustos 2006
yetişin komşular
2006 Fransa Bisiklet Turu'nu kazanan Floyd Landis'in ilk doping testi pozitif çıkmış. B numunesinin sonucu heyecanla bekleniyor. Bu spor camiasında babana bile güvenmeyeceksin arkadaş, ayıp artık yahu...
Allahtan dart oynarken doping sorun olmuyo.
Allahtan dart oynarken doping sorun olmuyo.
Red Baron
Flyboys gazı ile dün akşam birkaç saat Red Baron oynadım. Aman nasıl özlemişim anlatamam. Bir OpenGL emulatoru bulduğum için eski woodoo2 ekran kartına da ihtiyacım kalmadı, süper oldu. Yalnız biraz hamlamışım, haftasonu dehşet sıcak olacağı için evden çıkmayıp bol bol uçarım artık. Öyle kaptırıyorum ki bazen, pilot G yerken ben de nefesimi tutup kendimi kasıyorum.
Hala şöyle keyfime göre bir template bulamadım burası için. Uğraşmaya çok vaktim de olmadı açıkcası. Önümüzdeki haftadan sonra uzuuun bir tatile çıkmayı planlıyorum, o tatilin çoğu evde yatarak geçeceği için buraya birşeyler yapmak için bolca vaktim olacak. Ayrıca okunacak kitaplar, izlenecek filmler de sıralarını bekliyorlar. Ve elbette bol bol dart antrenmanı. Bu sene lige yine katılıyoruz, ancak takım henüz şekillenmedi. Bakalım neler olacak.
Zaman öyle hızlı değişiyor ki, beraberinde alışkanlıklar, oyunlar ve jargonlar da değişip kendilerini şekillendiriyorlar. Aşağıdaki yazıyı bir forumda okudum, noktasına virgülüne dokunmadan buraya koyuyorum:
"Geçen Abyss Blessing aldım 300m'e. Kullandım. +7 chittin bow'u +8 yaparken yaktım. chittin shell aldım dupe çıktı kayboldu. Sonra roll back oldu. Abyss Blessing'in parası geri geldi experience'lar hala duruyor :) chittin bow geri geldi 25 gold bar'a sattım :) chittin shell malum.. kingle tanışmışlığımız var, söyledim, bana o dupe satan adamın ismini geçti yukardan şimdi ne chittinler ne erenionlar var 10milyona satamıyor :) "
Genel olarak anladığım kadarıyla oyunda birisi bu elemana sahte bir şey satmış. Bu eleman durumu farkedince de adamı afişe etmişler, kimse alışveriş yapmıyormuş. Ancak bu kadarcık şeyi anlayabilmek için yazıyı 5-6 kere okumam gerekti. Yazı İngilizce mi Türkçe mi o da belli değil. Okurken ağzım açık kaldı valla.
Rocky ölmemiş, yılbaşında yeni film geliyor! Bugün kardeşim gönderdi trailer'ını, "allallaaaaa" dedim ama yine de film gelince izlerim herhalde.
Hala bu yazılara resim koyamadım bi türlü. Ben bu kadar beceriksiz bi adam değildim, ne oldu bana???
Hala şöyle keyfime göre bir template bulamadım burası için. Uğraşmaya çok vaktim de olmadı açıkcası. Önümüzdeki haftadan sonra uzuuun bir tatile çıkmayı planlıyorum, o tatilin çoğu evde yatarak geçeceği için buraya birşeyler yapmak için bolca vaktim olacak. Ayrıca okunacak kitaplar, izlenecek filmler de sıralarını bekliyorlar. Ve elbette bol bol dart antrenmanı. Bu sene lige yine katılıyoruz, ancak takım henüz şekillenmedi. Bakalım neler olacak.
Zaman öyle hızlı değişiyor ki, beraberinde alışkanlıklar, oyunlar ve jargonlar da değişip kendilerini şekillendiriyorlar. Aşağıdaki yazıyı bir forumda okudum, noktasına virgülüne dokunmadan buraya koyuyorum:
"Geçen Abyss Blessing aldım 300m'e. Kullandım. +7 chittin bow'u +8 yaparken yaktım. chittin shell aldım dupe çıktı kayboldu. Sonra roll back oldu. Abyss Blessing'in parası geri geldi experience'lar hala duruyor :) chittin bow geri geldi 25 gold bar'a sattım :) chittin shell malum.. kingle tanışmışlığımız var, söyledim, bana o dupe satan adamın ismini geçti yukardan şimdi ne chittinler ne erenionlar var 10milyona satamıyor :) "
Genel olarak anladığım kadarıyla oyunda birisi bu elemana sahte bir şey satmış. Bu eleman durumu farkedince de adamı afişe etmişler, kimse alışveriş yapmıyormuş. Ancak bu kadarcık şeyi anlayabilmek için yazıyı 5-6 kere okumam gerekti. Yazı İngilizce mi Türkçe mi o da belli değil. Okurken ağzım açık kaldı valla.
Rocky ölmemiş, yılbaşında yeni film geliyor! Bugün kardeşim gönderdi trailer'ını, "allallaaaaa" dedim ama yine de film gelince izlerim herhalde.
Hala bu yazılara resim koyamadım bi türlü. Ben bu kadar beceriksiz bi adam değildim, ne oldu bana???
03 Ağustos 2006
flyboys
Hep 1. Dünya Savaşı'nda hava çatışmalarını konu alan bir film olsun isterdim. Nihayet dualarım kabul oldu, sonbaharda Flyboys geliyormuş. Trailer'ını izledim, benim için gayet tatminkar görünüyor. Film kötü bile olsa yine de dvd'sini alırım, sırf trailer'daki birkaç sahne için bile değer. Dvd diyince, dün alışveriş işini biraz abartmışım, eve 14 tane dvd ile geldim. Ne ara izleyeceksem artık...
Ama birini hemen izledim; Alive. Daha önce de tv'de birkaç kez izlemiştim. Seviyorum bu tür filmleri ya. Konunun gerçek olması da filmi daha ilginç kılıyor.
Haftasonu için 38 derece falan demiştim ya, 40 küsür olacakmış. Bu senenin en sıcak haftasonu geliyor. Arkadaşlarla Kapadokya planımız vardı ama açıkcası o sıcakta gençlere ayak uyduramayabilirim diye gitmemeyi düşünüyorum.
Çok fena Red Barok 3D damarım kabardı, bana acele bir woodoo2 ekran kartı lazım, ufff...
Ama birini hemen izledim; Alive. Daha önce de tv'de birkaç kez izlemiştim. Seviyorum bu tür filmleri ya. Konunun gerçek olması da filmi daha ilginç kılıyor.
Haftasonu için 38 derece falan demiştim ya, 40 küsür olacakmış. Bu senenin en sıcak haftasonu geliyor. Arkadaşlarla Kapadokya planımız vardı ama açıkcası o sıcakta gençlere ayak uyduramayabilirim diye gitmemeyi düşünüyorum.
Çok fena Red Barok 3D damarım kabardı, bana acele bir woodoo2 ekran kartı lazım, ufff...
02 Ağustos 2006
sıcak
Bu ay DVD+ dergisi orjinal Evil Dead dvd'si veriyormuş! Gerçi ben Evil Dead II'yi daha çok severim ama olsun. Evde bu serinin 7-8 tane dvd'si varmış, kime ne? Hemen bir DVD+ dergisi alınacak!
Haftasonu Ankara'da sıcaklık 38-39 derece olacakmış. Bunun gölgede ölçülecek sıcaklık olduğunu düşünürsek sadece "oha!" diyebiliyoruz. Daha başka şeyler de denebilir ama adab-ı muaşeret kurallarına ayıkırı olur.
Bu yan taraftaki linkler nerden edit ediliyordu yaw... Of unutmuşum burdaki herşeyi, biraz kurcalayayım hele...
ROB: Yeah, yeah, I know. But say Ihadn't seen it and I said to you,"I haven't seen Evil Dead II yet,"what would you think?
BARRY: I'd think you were a cinematicidiot. And I'd feel sorry for you.
(bunu eski blog'da yazmıştım ama şimdi yeri geldi, tekrar yazıyorum)
Haftasonu Ankara'da sıcaklık 38-39 derece olacakmış. Bunun gölgede ölçülecek sıcaklık olduğunu düşünürsek sadece "oha!" diyebiliyoruz. Daha başka şeyler de denebilir ama adab-ı muaşeret kurallarına ayıkırı olur.
Bu yan taraftaki linkler nerden edit ediliyordu yaw... Of unutmuşum burdaki herşeyi, biraz kurcalayayım hele...
ROB: Yeah, yeah, I know. But say Ihadn't seen it and I said to you,"I haven't seen Evil Dead II yet,"what would you think?
BARRY: I'd think you were a cinematicidiot. And I'd feel sorry for you.
(bunu eski blog'da yazmıştım ama şimdi yeri geldi, tekrar yazıyorum)
tebdili mekanda ferahlık vardır
Eski blog sitemden (http://spaces.msn.com/muzafferb) buraya taşındım. Ordaki yazıları ilerde bir şekilde buraya almaya çalışacağım. Aslında burayı açalı bir seneden fazla olmuş ama hiç kullanmıyordum. Eşşek kafam.
Şu anda burası yeni taşınılan bir ev gibi dağınık ve düzensiz. İlk fırsatta ortalığı toplarım.
Şimdi çok yazasım yok ama aklımdayken şu haberi vereyim; cnbce'de çocukluğumuzun dizisi Battlestar Galactica tekrar başlıyormuş. Çok sevindim bu habere. Ayrıca Family Guy isimli çizgi dizi de bundan sonra aynı kanalda gösterilecekmiş. Yaşasın.
Şu anda burası yeni taşınılan bir ev gibi dağınık ve düzensiz. İlk fırsatta ortalığı toplarım.
Şimdi çok yazasım yok ama aklımdayken şu haberi vereyim; cnbce'de çocukluğumuzun dizisi Battlestar Galactica tekrar başlıyormuş. Çok sevindim bu habere. Ayrıca Family Guy isimli çizgi dizi de bundan sonra aynı kanalda gösterilecekmiş. Yaşasın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)